• Tesisler

    Yayınlayan: Yayın Tarihi: 16. May 2012 22:42
    1. Kategori:
    2. Tesisler,
    3. Kulüp
    Haberi Görüntüle


    Başkanımız Aziz Yıldırım için Faruk Ilgaz Tesisleri’nde düzenlenen yemekli "destek" toplantısına yoğun ilgi gösterildi. Faruk Ilgaz Tesisleri’nde düzenlenen organizasyona; Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay, yöneticilerimiz, kongre üyelerimiz ve kulüp çalışanları ile çok sayıda davetli katıldı.

    Yemek öncesi açılış konuşması için kürsüye çıkan Asbaşkanlarımızdan Murat Özaydınlı, konuşması sırasında duygusal anlar yaşadı.

    Başkanımız ...
    Yayınlayan: Yayın Tarihi: 15. May 2012 19:11
    1. Kategori:
    2. Tesisler
    Haberi Görüntüle


    Düzce Fenerbahçeliler Derneğimizin üyeleri, Düzce’nin Kaynaşlı İlçesi Topuk Yaylası mevkisinde bulunan Fenerbahçe Kamp ve Dinlenme ...
    Yayınlayan: Yayın Tarihi: 14. April 2012 14:37
    1. Kategori:
    2. Tesisler,
    3. Kulüp
    Haberi Görüntüle


    Yüksel Günay, Fenerbahçe Spor Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanlığına yeniden seçildi. Fenerbahçe Faruk Ilgaz Sosyal Tesisleri’nde yapılan Kulübümüzün Yüksek Divan Kurulu Nisan ayı ...
    Yayınlayan: Yayın Tarihi: 13. April 2012 20:15
    1. Kategori:
    2. Süper Lig,
    3. Tesisler
    Haberi Görüntüle



    Fenerbahçe Spor Kulübü Türk Telekom Ankara Tesislerimizde, 15 Nisan Pazar günü oynanacak ...
    Yayınlayan: Yayın Tarihi: 26. March 2012 19:31
    1. Kategori:
    2. Tesisler
    Haberi Görüntüle



    Fenerbahçe Dereağzı Lefter Küçükandonyadis Tesisleri Eğitim Salonu’nda, Gençlik Geliştirme Programı Eğitim toplantıları çerçevesinde ...
    Yayınlayan: Yayın Tarihi: 7. March 2012 16:16
    1. Kategori:
    2. Süper Lig,
    3. Tesisler,
    4. Taraftar
    Haberi Görüntüle


    Fenerbahçemiz, Ankaragücü ile deplasmanda oynayacağı maçın hazırlıklarına, Can Bartu Tesisleri’nde bugün öğle saatlerinde yaptığı antrenmanla devam etti. Miroslav Stoch, Bekir İrtegün, Özer hurmacı ve Recep Niyaz, antrenmanın tamamında takımla birlikte yapılan çalışmalarda yer aldı.

    Sportif Direktör ve Teknik Sorumlumuz Aykut Kocaman yönetiminde saat 12.00’de başlayan ve 1 saat 25 dakika süren antrenman, koşu ve ısınma hareketleriyle başladı. 4 grup halinde yapılan 5’e 2 top kapma ve pas çalışmaları, ardından yine 4 grup halinde ve dönüşümlü yapılan ayak tenisi maçlarıyla devam eden antrenman; dar alanda, dönüşümlü yapılan çift kale maçlarla noktalandı. ...
    Yayınlayan: Yayın Tarihi: 1. March 2012 21:43
    1. Kategori:
    2. Tesisler,
    3. Kulüp,
    4. Fenerium,
    5. Televizyon,
    6. Radyo,
    7. Dergi,
    8. Tribün,
    9. Fenercell
    Haberi Görüntüle



    Amerika Birleşik Devletleri'nin Texas Eyaleti'nin en büyük şehri olan Houston'da bulunan Rice Üniversitesi'nden bir grup öğrenci, Asbaşkanlarımızdan Ali Koç ve Dış İlişkiler Müdürümüz Turgut Acar eşliğinde Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nı gezdi. ...
    Yayınlayan: Yayın Tarihi: 28. February 2012 22:38
    1. Kategori:
    2. Süper Lig,
    3. Tesisler
    Haberi Görüntüle



    Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’nde geçtiğimiz aylarda futbolcularla tanışıp, kaptanımız ...
    Yayınlayan: Yayın Tarihi: 23. February 2012 18:04
    1. Kategori:
    2. Süper Lig,
    3. TFF,
    4. UEFA,
    5. Tesisler
    Haberi Görüntüle



    Tarihi davada Başkanımız Aziz Yıldırım, Mahkeme Heyeti’ne savunmasını vermeye başladı. Başkanımız Aziz Yıldırım’ın ilk sözleri şunlar:
    "Sayın Başkan Sayın Üyeler,
    Adalet topaldır; ağır ağır yürür, fakat gideceği yere er geç ulaşır." düşüncesiyle sekiz ay sonunda Sayın Mahkemenizin huzurlarındayız.

    3 Temmuzdan bu yana yaşananlar ve yaşatılanlar, hepimizin malumudur. Soruşturma süresince evrensel hukuk kuralları ve masumiyet karinesi açıkça ayaklar altına alınmış ve Anayasa güvencesindeki tüm haklarımız açıkça gasp edilmiştir. Gizlilik kararları ihlal edilmiş; avukatlarımızın dahi alamadığı tüm bilgi ve belgeler özel hayatın gizliliği kuralı çiğnenerek basına açıkça servis edilmiştir. Tüm kamuoyunun, sadece polisin istediği ve kendine göre değerlendirip sunduğu tapeleri gün be gün takip etmesi sağlanmış; böylece Aziz Yıldırım ve arkadaşları toplum önünde itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır. Hukuka uygun olmayan delil ve yöntemlerle alınan dinleme ve fiziki takip kararlarıyla, kanunlarda olmayan suçlar ihdas edilerek, hakkımızda kanıtsız ve asılsız iddialar düzenlenmiştir. Ve bu iddialar öyle yerlere taşınmıştır ki, Fenerbahçe Başkanı ve yöneticileri yasadışı örgüt kurmakla suçlanmış; bu örgütün kuruluş amacının ise Fenerbahçe’yi şampiyon yapmak olduğu açıkça gerekçe olarak gösterilmiştir. Hatta o kadar ileri gidilmiştir ki, öncelikle bu örgütün silahlı suç örgütü olduğu öne sürülerek soruşturmanın özel yetkili mahkemelerce yapılması için en uygun hukuki zemin tüm hukuksuzluklarla yaratılmaya çalışılmıştır. Ancak bu iddianın arkasında duramayacağını anlayanlar, yargılamanın özel yetkili mahkemelerce yapılmasını sağlamak ve yeni bir hukuksuz gerekçe haksız ekonomik çıkar amaçlı suç örgütü suçlanmasında bulunmaktan kaçınmamışlardır.

    İddiacılar, Şubatta kurduğum sözde "örgüt"ün şike ve teşvik eylemelerinden bir süre sonra sıkıldığımı ve kendime bir de ceza verilmesini sağlamak için 6222 sayılı Yasayı çıkarttığımı dahi ileri sürmüşlerdir. Bu düşünceye sahip olanlar nedense sadece Fenerbahçe’nin kazandığı maçlara ilişkin dinleme ve fiziki takip tutanaklarını kullanarak sonuca, yani amaca göre soruşturma yapılıp iddialar oluşturulduğunuaçıkça ortaya koymuşlardır.

    Lehe delil toplama görev ve sorumluluğu da bulunan Sayın Savcılık, her nedense Fenerbehçe’nin puan ya da puanlar kaybettiği maçlara ilişkin hiçbir bilgi ve belgeyi iddianameye koymamıştır.

    Aşağıda çok daha ayrıntılı olarak değineceğim üzere, işbu süreç tarafımızdan endişe ile izlenmiş ve bu süreçte yaşadıklarımız yüzünden adalete olan inancımız sarsılmıştır. Ve daha da ötesi söz konusu bu hukuka aykırı uygulamalar bizleri, "neden, niçin ve kim tarafından" sorularını sorma noktasına getirmiştir.

    Önemle ve ısrarla belirtirim ki, bu operasyon Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım’a karşı yürütülen bir operasyondur. Her ne kadar huzurunuzda Fenerbahçe’nin değil, sadece şahısların yargılandığı gibi bir algı yaratılmaya çalışılsa da, yargılanan bu şahısların Fenerbahçe’nin başkan ve yöneticileri olduğu, bu şahıslara isnat olunan her asılsız eylem nedeniyle Fenerbahçe Spor Kulübü’nün sorumlu tutulacağı gerçeği unutulmamalıdır. Hatta Spor Hukukunu bir kenara bırakıp neredeyse saha kapama cezasını dahi özel yetkili mahkemeye terk etmeye çalışan ve polis fezlekeleri ile savunma isteyen bir Federasyon’un varlığı göz önüne alınırsa Fenerbahçe’nin bu asılsız iddialardan zarar görmediği ve görmeyeceği düşünülemez. Bu yüzdendir ki, bugüne kadar ısrarla talep ettiğimiz husus, yargılamanın her aşamasında yer alan tüm iddia ve isnatların Fenerbahçe Başkanı ve yöneticileri ile temsil ettikleri kurumun büyüklüğüne ve ciddiyetine yakışır nitelikte olması gerekliliğidir.

    Aslında bu sürecin ders alınması gereken bazı yönleri de olmuştur. Fenerbahçe taraftar ve camiasının büyüklüğü, birlikteliği ve nedenli büyük bir güç olduğu, tüm kamuoyu tarafından açıkça anlaşılmıştır. Ve yine açıkça anlaşılmıştır ki, Fenerbahçe camiası, her türlü baskıya rağmen bu koca çınarından tek bir yaprak dahi koparılmasına izin vermeyecektir. Ve buradan müjdelerim ki, Fenerbahçe’nin bu tavizsiz yürüyüşü bundan böyle sadece sportif olaylarla sınırlı kalmayacak, her türlü sosyal, ulusal ve yönetsel konularda Fenerbahçe taraf olarak gereken yeri alacaktır.

    Bütün bunların yanında bu ulu çınarın tek bir yaprağı olan Aziz Yıldırım’ın şahsi akıbetinin hiçbir önemi yoktur. Bu nedenlerle bilinmelidir ki, ben de huzurlarınızda bulunduğum sürece her Fenerbahçe Başkanının Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsız yargısına karşı göstermesi kaçınılmaz olan saygı ve güveni özenle taşıyacağım. Hatta söz konusu kararlar, haksız yere Fenerbahçe Başkanının esaretine sebep olmuş olsa bile.

    İsteğimiz, "Bırakın adalet yerini bulsun. İsterse kıyamet kopsun" yönündedir. Bu aşamadaki sözlerime son verirken, ozanın şu öğütlerini hatırlatmak isterim:
    "Dünyadan memleketinden insandan
    umudun kesik değil diye,
    ipe çekilmeyip de
    atılırsan içeriye,
    yatarsan on yıl on beş yıl
    daha da yatacağından başka
    sallansaydım ipin ucunda
    bir bayrak gibi keşke
    demeyeceksin
    yaşamakta ayak direyeceksin.
    Belki bahtiyarlık değildir artık
    boynunun borcudur fakat
    düşmana inat
    bir gün fazla yaşamak."

    İddianamede yer alan tüm hususlara tek tek cevap vermeden önce Sayın Heyetinizle bizzat tartışmak ve değerlendirmek istediğim hususlar bulunmaktadır. Bu nedenle savunma esaslarına sadık kalarak önce bu hususları sizlerle paylaşacağım.

    FENERBAHÇE SPOR KULUBÜ HAKKINDA KISA BİLGİ
    Ben, 15 Şubat 1998 tarihinden itibaren Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanlığı’nı yapmaktayım. Sayın Mahkemenizdeki davanın açılmasından önce, soruşturma safhasında ve şu anda yürütülmekte olan kovuşturmada bu sıfatımı devam ettirmekteyim.

    Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanlığı gibi gurur ve onur kaynağı olan bir sıfatı bugüne kadar büyük bir doğrulukla, dürüstlükle yerine getirdim. Bu sıfatın Bana kazandırdığı ve yaşattığı onurun tarihsel boyutunun yanı sıra Fenerbahçeli olmayı her şeyin üzerinde tuttum. Başkanlığa geldiğim 1998 tarihinden ve Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu’na seçildiğim 1990 tarihinden bu yana geçen 22 yıl boyunca hayatımın en önemli ideali ve yaşamamı sağlayan en büyük amacı hep Fenerbahçe’ye hizmet olmuştur. Fenerbahçeli olmayı her şeyin üzerinde tutmam Benim için en önemli sıfattır ve erdemdir.

    20 yıldan bu yana ilk basamaklarından başlayarak Başkanlığı’na kadar yükseldiğim ve halen bu onurlu görevini yürüttüğüm Fenerbahçe Spor Kulübü hakkında kısaca bilgi vermek istiyorum.

    19. Yüzyılın sonlarında bir grup genç 1907 yılında Fenerbahçe Kulübü’nü kurdu. Kurulan kulübün adı o tarihlerde oturdukları semtin dillere destan güzelliği nedeniyle Fenerbahçe olmuş ve kulüp amblemi olarak da Fener Burnu’ndaki geceleri ışık saçan Feneri seçilmişti. Kurulan kulübün renkleri ise ilkbahar müjdecisi papatyaların rengi olan ve aynı zamanda temizliği temsil eden sarı ve beyaz renklerden oluşmuştu.
    Bu tarihsel gerçeklere dayanarak ve Fenerbahçe’nin üstünlüğünü ve yüceliğini daima göz önünde bulundurarak 100 üncü yılda 21. yüzyılın başlarında bin bir emekle yeniden inşa ettirdiğimiz Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nun yanına, Kulübü sembolize etmek amacıyla bir fener yaptırmış ve kulübü seven milyonlarca taraftara geçmiş yılları, kuruluş günlerimizi hatırlatmak istemiştim.

    "Sarı ve lacivert" ağırlık içinde olmak üzere 5 renkten oluşan amblem şu anlamları taşımaktaydı ; "Fenerbahçe Spor Kulübü 1907" yazılı beyaz yuvarlak çerçeve, temizlik ve açık yüreklilik ifadesiydi. Kırmızı fon ise, saflık ve Fenerbahçeliler arasındaki sevgi ve bağlılığı belirtirken; bu arada bayrağımızı da sembolize etmekte, ortadaki sarı renk Fenerbahçe için duyulan gıpta ve kıskançlığı, kalp şeklindeki lacivert renk ise asaleti temsil etmekteydi. Sarı lacivert renkler içinde yükselen palamut dalı, Fenerbahçelilik güç ve kudretini sembolize etmekte, yeşil renk ise yükselen bu kudret için başarının gerekli olduğunu açıklamaktaydı.

    1911 – 1912 Futbol sezonunda Fenerbahçe ilk defa hiç yenilmeden şampiyon oluyordu. Bu şampiyonluk Kulübün itibarını, imkânlarını da arttırıyor. Bugünkü Altıyol’da bir lokal kiralanıyor ve Kulüp futbol dışında da diğer spor dallarıyla da ilgilenen bir kuruluş haline geliyordu. Bu nedenle aynı yıl Fenerbahçe Futbol Kulübü’nün adı, Fenerbahçe Spor Kulübü olarak değiştirilmiştir.

    1920’li yılların İstanbul Halkı’nın yaşadığı simsiyah günler ve gecelerde İstanbul’lulara Türklük gücünü, yaşama sevincini veren kulüplerin başında Fenerbahçe Spor Kulübü geliyordu. Mütarekenin karanlık yıllarında işgal kuvvetlerine mensup takımların her hafta birbiri peşi sıra futbol sahalarında yenerek Milletimizin rencide olmuş gururunu okşayan Fenerbahçe tüm halkın sevgilisi haline geliyor, zamanla da milli mücadelenin ve milliyetçi karşı çıkışın adeta İstanbul şubesi halini alıyordu. Bu yıllarda işgal kuvvetlerine mensup özellikle İngiliz askeri takımlarıyla yapılan futbol maçları, İstanbul’daki futbol heyecanını ve futbola olan ilgiyi doruk noktasına çıkaran olgu oluyor; Türk takımları işgalci ekiplerle 5 yılda, 50’sini Fenerbahçe’nin oynadığı toplam 80 maç yapıyor, işgal kuvvetleri takımlarına karşı kazanılan galibiyetler Türk takımlarını gönüllerde yüceltiyordu. Bu nedenle futbol İstanbul’da büyük kitleleri kendine çekerken, Türk takımlarının özellikle de Fenerbahçe’nin, başta General Harrington Kupası (29 Haziran 1923) olmak üzere işgal kuvvetleri takımları karşısında elde ettikleri tüm galibiyetler, İstanbul halkının intikam duyguları içindeki milli duygularını şahlandıran ve yaralı gönüllerine teselli veren yegâne olay haline ...
    Yayınlayan: Yayın Tarihi: 21. February 2012 17:58
    1. Kategori:
    2. TFF,
    3. Tesisler,
    4. Kulüp
    Haberi Görüntüle



    Tarihi davada Başkanımız Aziz Yıldırım, Mahkeme Heyeti’ne savunmasını vermeye devam ediyor. Başkanımız Aziz Yıldırım’ın savunmasının devamı şöyle:

    14 Nisan 2011 den sonra yapılan maçlarla ilgili Savcı Mehmet Berk skorları dahi bildiklerini ifade etmişti. O zaman suçüstü yapılarak olaylar gerçek hale getirilirdi ve kısa zamanda gizlilik içinde mahkemelerde süratli bir şekilde çalışarak davayı sonuçlandırırdı. Bunu yapmak için gerekli bilgi ve belgelerin elinizde olması gerekir. Kesin şike dediğiniz Bucaspor maçı gibi bilginizin olması sorunları daha büyütür. Savcı şike diye ısrar ettiği maçı iddianameye bile koymadı.
    "Şüpheli Aziz Yıldırım tarafından oluşturulan suç örgütünün, süper ligde oynanan maçların sonuçlarını -Fenerbahçe futbol takımının lehine olacak şekilde- şike yapmak/teşvik primi vermek suretiyle etkilemek amacıyla kurulduğu ve faaliyet yürüttüğü, şüpheliler arasında mevcut hiyerarşik bağ çerçevesinde iş bölümü yapıldığı, şüphelilerin birbirleriyle ve üçüncü şahıslarla sürekli irtibat halinde ve yoğun şekilde, düzenli olarak şike eylemlerinde bulundukları, yukarıda isimleri zikredilen örgüt üyelerinin, Aziz Yıldırım’ın emir, direktif ve talimatlarıyla hareket ettikleri, Aziz Yıldırım’ın bizzat şüphelilerden çok azıyla görüştüğü, genellikle İlhan Yüksel Ekşioğlu aracılığıyla emir ve talimatlarını ilettiği ve eylemleri koordine ettiği, örgüt üyesi şüphelilerin ...
    Yayınlayan: Yayın Tarihi: 21. February 2012 17:45
    1. Kategori:
    2. Süper Lig,
    3. TFF,
    4. Dernekler,
    5. Tesisler,
    6. Kulüp
    Haberi Görüntüle



    Tarihi davada Başkanımız Aziz Yıldırım, Mahkeme Heyeti’ne savunmasını vermeye başladı. Başkanımız Aziz Yıldırım’ın sözlerinden bazı başlıklar aşağıdan başlanarak yukarıya doğru şu şekilde sıralanmıştır:

    Aziz Yıldırım: "Yargilanması gereken ben degil yetkilerini haksız yöntemlerle kullanan savcı Berk olmalidir."

    Aziz Yıldırım: "Savcı Berk, İbrahim Akın'a evde küçük bir çocuğu olduğunu hatırlatıp, onu tekrar görmek isteyip istemediğini söyleyerek ifadesini almıştır.''

    Aziz Yıldırım: "Tüm siyasi partilere ve milletvekillerine desteklerinden ötürü teşekkür ediyorum."

    Aziz Yıldırım: "Adalet sonunda tecelli edecektir. Ancak bu süre zarfında bizler ve Türk futbolu büyük bedeller ödemiştir."

    Aziz Yıldırım:Erman Toroğlu yıllardır ekranlarda ahlak dersi veriyor ama futbolculuğunda soyunma odasinda ben fasulyemi pesin isterim diyor.

    Aziz Yıldırım: "Bilgisayar kullanan birisi değilim.Olmayan bilgisayarımdan neler çıkmış.''
    ...